Test sorulari


sayfa1/27
ed.ogren-sen.com > Edebiyat > Test
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   27
12.SINIF

TÜRK EDEBİYATI

KONU ANLATIMLI

ETKİNLİK

DEFTERİ

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI KONU ANLATIMI

LYS’DE ÇIKMIŞ SORULAR

TEST SORULARI

ŞAİRLERİN EN GÜZEL ŞİİRLERİ

BESTELENMİŞ ŞİİRLER

ESER-YAZAR SÖZLÜĞÜ

PRATİK EDEBİYAT BİLGİLERİ

PRATİK TÜRKÇE BİLGİLERİ

LYS-YGS SORU ANALİZLERİ

Erdinç COŞGUN

ÇUBUK LİSESİ
İÇİNDEKİLER

I. ÜNİTE

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU (1923-…. ) ………………………………. 3
II. ÜNİTE

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER ……………………………………………………………9
III. ÜNİTE

CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)

1. Saf (Öz) Şiir Anlayışı ………………………………………………………………………………………………… 18

2. Serbest Nazım ve Toplumcu Gerçekçi Şiir ……………………………………………..…………………. 34

3. Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir (Beş Hececiler) ……………………………….. 44

4. Garip Hareketi (I. Yeni) (1940–1954) ………………………………………………………………..….. 57

5. Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir ………………………………………………………………………….. 67

6. İkinci Yeni Şiiri (1954–1960) ……………………………………………………………………………………. 81

7. İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir (1960–1980) ……………………………………………………….. 95

8. 1980 sonrası şiir ………………………………………………………………………………………………………. 99

9. Cumhuriyet Dönemi Türk Halk Şiiri …………………………………………………………………………..102
IV. ÜNİTE

CUMHURİYET DÖNEMİNDE OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER

1-Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

a) Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını sürdüren Eserler ……………………………………………………. 107

b) Toplumcu Gerçekçi eserler ………………………………………………..…………………………………….. 114

c) Bireyin iç dünyasını esas alan eserler ……………………………………………………………………….. 129

d) Modernizmi Esas Alan Eserler………………………………………………………………………………….. 135

2-Göstermeye Bağlı Edebi metinler …………………………………………………………………………….. 142
PRATİK EDEBİYAT BİLGİLERİ

EDEBİ TOPLULUKLAR TABLOSU …………………………………………………………………………….……………155

EDEBİYATIMIZDA İLKLER …………………………………………………………………………….……………157

SANATÇILARIMIZ VE YAŞADIKLARI YÜZYILLAR ……………………………………………………………………159

SANATÇILARIN ŞİFRELERİ ……………………………………………..……………………………………………………160

NAZIM ŞEKİLLERİ TABLOSU…………………………………………………………..……………………………………162

EDEBİ AKIMLAR TABLOSU………………………………………………………………………………………………… 163

LYS EDEBİYAT SORU ANALİZİ…………..……………..…………………………………………………….…………118
PRATİK TÜRKÇE BİLGİLERİ

ÖSS TÜRKÇE SORULARINDA NE SORULURSA NEYE BAKILIR? …………………………………………..…75

YGS DİLBİLGİSİ SORU ANALİZİ ……..……………..…………………………………………………….…..………..119

YGS ANLAM BİLGİSİ SORU ANALİZİ…………..……………..………………………………………….…………..120
SÖZLÜKLER

YAZARLAR VE ÜLKELERİ SÖZLÜĞÜ…………………………………………………………………………………… 164

ÜLKELER VE YAZARLARI SÖZLÜĞÜ…………………………………………………………………………………… 166

ESER- YAZAR SÖZLÜĞÜ …………………………………..…………………………………………………….……….…99


1. ÜNİTE

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU (1923-…. )


  • 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilan edilmesiyle ülkemizde yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönemde oluşan edebiyata Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı diyoruz.

  • Osmanlı İmparatorluğundan milli devlete geçiş, bütün kültür hayatımıza ve edebiyatımıza derinden tesir etmiştir.

  • Osmanlı Devleti uzun yıllar yıkılışın sancılarını çekmiş, yıkılışı geciktirecek birtakım geçici tedbirlere başvurmuş ve gelişen Avrupa karşısında büyük bir aşağılık duygusuna kapılmıştır.

  • Bu dönemde siyasi, sosyal birçok olay yaşanmış ve birbirinden farklı fikir hareketleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Manevi temeller sarsılmış, Batı taklitçiliği artmış, Atatürk ilkeleri ışığında çağdaş medeniyet seviyesine ulaşma seferberliği başlatılmış, fakirlik ve geri kalmışlık sürmüş, sağ-sol denilen ideolojik çatışmalar yaşanmış, Atatürkçülük, sosyalizm, milliyetçilik, İslamcılık gibi fikir hareketleri ortaya çıkmış, II. Dünya Savaşı, kıtlık yılları, çok partili sisteme geçiş, 1960–1980 ihtilalleri gibi konular edebiyat dünyamızı da etkilemiştir.


ÖRNEK METİN

ASIL KAYNAK

Ahmet Hamdi Tanpınar

1718 felaketinden sonra bu felaketin getirdiği bir nevi intibahla bazı münevverlerimizde tek selamet çaresi fikir hâlinde başlayan Garpçılık, 1839'da devlet müesseselerimizi ve bazı hayat şekillerimizi değiştirmekle kalmadı, bizi âdeta kulağımızdan tutarak şeyhülislam duası ve ecnebi sefir alkışıyla Avrupa mektebine çıraklığa verdi.

Hayatımız ikiye bölündü. Bir taraftan yeni, hayata dayanan zaruretleri karşılayan çehresi ile görünüyor, öbür taraftan bunun tam zıddı olan şey yani yaşama kudretini kaybetmiş bir yığın artık, kendi âleminin üstünde yüzebilen birkaç dağınık unsura yapışmış duruyordu. Yaşayan eski Tanzimat'tan 1923'e kadar olan devreyi memlekette bu kılıç artığı eski ile yeninin mücadelesi doldurur. Bu iki âlemin hayatımızda bu tarzda karşılaşması sade yeninin zaferini güçleştirmekle kalmıyordu, aynı zamanda yeni karşısında eskinin muhakkak beğenilmemesi lazım gelen bir şey olduğunu yavaş yavaş bize kabul ettiriyordu. Aramızda can çekişir hâlde yaşayan artıklara bakarak maziyi kötülemek, onu küçümsemek itiyadı içimizde yol aldı. 1923'te başlayan tasfiye, eski ile yeni arasındaki bu denksiz mücadeleye son verir. İçimizde yaşayan bu yarı ölü hayat şekillerini, yeni terkipte fonksiyonu kalmamış bazı müessese artıklarını hayatımızdan çıkarınca birdenbire onu büyük hakikatinde görmeye başladık. Bugün her tarafta haklı bir mazi saygısı başladı. Artık aramızda dedelerimizi muasır Fransız romanını tanımadıkları, Shakespeare (Şekspir)'i veya Tolstoy'u bilmedikleri, Bergson veya Freud ile Lindenberg'ten, Einstein (Aynştayn) ile Karuzo veya Vilyam POVEL (Vilyım PAVIL)'dan aynı yüksek ihtisas şuuruy la derin derin konuşmadıkları için itham edenlerimiz azdır. Bilakis bunun yerine onları kendi devirlerinde, kendi hakikat ve imkânlarında mütalaadan hoşlanıyoruz. Kendilerine mahsus bir hayatı yaratmış olmaları ve onu samimilikle yaşamaları, her türlü özentiden uzak, asilliği yalnız kendi yarattıkları şeylerde bulmaları hoşumuza gidiyor. Gururlarına, zevklerine hayran oluyoruz. Sinan'a hürmet ediyoruz, eski musiki ustalarımızı anlamaya çalışıyor ve anladıkça mükemmelliklerine şaşıyoruz. Fuzûlî'yi, Bâkî'yi, Nedim'i, Gâlip'i, kendilerine layık olan yüksekliklerde seyretmekten haz duyuyoruz, dağınık bazı hayat şekillerini, gelenekleri kaybolmaktan kurtarıyoruz. Vakıa bunların bazısını henüz pek acemice yapıyoruz ve yaptıklarımız, yapmamız lazım gelenlerin yanında henüz çok azdır.

Bununla beraber maziye karşı bakış tarzımızın değiştiği muhakkaktır. Artık kendimizi başka bir ışıkta görüyoruz. Esaslarında Garp'la ölçüşebilecek bir medeniyetten, bir insan ve hayat üstünlüğünden geldiğimizi anlıyoruz. Önümüzde bilgi ve sevginin yavaş yavaş açtığı âleme yenileşen zevkimizle, güzeli ve iyiyi anlayıştaki görüş farkımızla eğildikçe kudretimiz, nefsimize güvenimiz artıyor. Bu değişikliği beğenmemek kabil değildir...

Fakat bu kadarı yetişir mi? Öyle sanıyorum ki ne maziyi sevmek ne Garp'ı tanımak ve ona hayran olmak bizim için kâfi değildir. Mazi nihayet geçmiş bir zamandır; bizde ancak kendisine içimizden bir şeyler katarak hakkıyla yaşayabilir.

Fakat onların mevcudiyeti kendi başlarına bir değer olamaz ve sadece böyle olması bizi kendi hayatımızda, kendimiz için kendimize mahsus bir hayatı, geniş ve şümullü bir terkibi yaratmaya davet eder. İçimizdeki kaynaşma ve karşılaşmanın verimli olması için bu hayatı, bu terkibi doğurması şarttır. Bu da asıl üçüncü kaynağa, "memleketin realitesi"ne varmakla kabildir.

Dedelerimizin büyük meziyetlerini, hayatlarının kendilerine has ve gerçek oluşu yapıyordu. Garp medeniyetinin büyük meziyeti de bir realitenin mahsulü olmasında ve inkişafını onunla beraber yapmasındadır. Bizim için asıl olan miras, ne mazidedir ne de Garp'tadır; önümüzde çözülmemiş bir yumak gibi duran hayatımızdadır.
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Genel Özellikleri


  1. Tanzimat edebiyatıyla dilde başlayan sadeleşme hareketi amacına ulaşmış, konuşma dili ile yazı dili arasında belli bir denge kurulmuş, eserlerde sade bir dil tercih edilmiştir.

  2. Şair ve yazarlar eserlerinde Anadolu’ya yönelmişler, halkın dertlerini, problemlerini ve Anadolu’nun güzelliklerini işlemişlerdir. Bu konular yanında milli mücadele ruhu, modern hayatın getirdiği sıkıntılar, ideolojik yaklaşımlar, memleket sevgisi, yeni bir devlet kurmanın heyecanı eserlere yansımıştır. Bu dönem roman ve hikâyelerinde köy ve kasaba hayatı, iş ve işçi sorunları, köyden kente göç, gecekondu hayatı, kuşaklar arası çatışmalar, yurt dışında çalışanların hayatı, ekonomik sıkıntılar, yalnızlık, batılılaşma, Türk tarihi ve insan psikolojisi gibi konular sıkça işlenmiştir.

  3. Özellikle Atatürk inkılâpları ve çağdaşlıkla ilgili konulara da yer verilmiştir.

  4. Bu dönem şairleri, hece ölçüsünü, yerli bir şiir ölçüsü olarak kullanmışlar ve serbest ölçülü şiirler de yazmaya başlamışlardır.

  5. Roman ve hikâyede realizm ve toplumcu gerçekçilik akımı ön plana çıkmıştır.

  6. Şiir, roman, hikâye, tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler olmuş başarılı eserler verilmiştir. Tiyatro alanında çeviri ve uyarlama eserlerin sahnelenmesine devam edilmiştir.

  7. Batıdan gelen anlatım biçimleri memleket edebiyatı zevkiyle başarılı bir şekilde kullanılmıştır.

  8. Birinci ve ikinci dünya savaşı arasında Batı dünyasında ortaya çıkan ve bireyin bunalımını esas alan edebi hareketlerden yararlanılmıştır. (Varoluşçuluk, sürrealizm vs. gibi)

  9. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda belli ilkeler etrafında toplanan bazı topluluk ve anlayışlar ortaya çıkmıştır. (Garipçiler, 2.yeniciler vs. gibi)


SEZGİCİLİK

Sezgicilik (İntüisyonizm), felsefi bir kavram olarak sezgiye akıl, zihin ve soyut düşünme karşısında hem öncelik, hem de üstünlük tanıyan felsefe akımıdır. Henri Bergson akımın kurucusudur, bu nedenle kimi zaman felsefe tarihinde Bergsonculuk olarak adlandırılması da söz konusudur.

Sezgiciliğe göre bilginin, özellikle de felsefe bilgisinin kaynağı ve temeli sezgidir. Buna göre, varlıkları bize oldukları gibi veren bilgi, sezgidir. İnsanlar bazı yargılara akıl yürütme yoluyla değil de sezgi yoluyla ulaşır.
EGZİSTANSİYALİZM ( VAROLUŞÇULUK)

İlk olarak Alman düşünür Martin Heidegger tarafından ortaya atılmış (1927), İkinci Dünya Savaşı yıllarında Fransız düşünür ve romancı Sartre'nin benimsemesi ve edebiyata uygulaması ile bütün dünyada yaygınlaşmıştır.

  • İnsanın kendi değerlerini kendinin oluşturabileceğini; geleceğini yine kendisinin kurabileceğini savunan bir felsefe akımıdır.

  • Sanatçılar, yapıtlarında insanın kendisini aşması gerektiği, hür olmaya mecbur olduğu gibi konulan işlemiştir.

  • İnsan önce dünyaya gelir, var olur, ondan sonra olmak istediği gibi olur.

  • İnsan bütünüyle özgür olmalıdır.

Temsilcileri: Jean Paul Sartre, Albert Camus, Andre Gide, Samuel Beckett, Franz Kafka,

SORULAR-CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU

1. Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise (D) , yanlış ise (Y) yazınız.

  1. Cumhuriyet Döneminde memleket edebiyatı zevkiyle Batı'dan gelen anlatma biçimleri
    Türk edebiyatında başarılı bir şekilde kullanılmıştır.
    ( )

  2. Cumhuriyet Döneminde Anadolu coğrafyası ile Anadolu insanının hayatı, zevkleri edebî
    eserlerde çok fazla işlenmiştir. ( )

  3. Psikoloji ve psikiyatri alanında yapılan ilmî çalışmalardan yararlanılmıştır. ( )

  4. Cumhuriyetin ilk yıllarında edebî eserlerde özellikle İstanbul’a ve İstanbul insanına bir yöneliş söz konusudur. ( )

  5. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatındaki eserlerin dili Servet-i fünun Edebiyatının dili gibi ağır ve ağdalıdır.( )

  6. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Atatürk ilke ve inkılâplarının edebî eserlere

yansıdığı görülmektedir. ( )
2. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere uygun kelimeyi yazınız.
A. , insanın var oluşuyla doğal nesnelere özgü varlık türü arasındaki karşıtlığı büyük bir güçle vurgulayan, iradesi, bilinci ve aklı olan insanların irade ve bilinçten yoksun nesneler dünyasına fırlatılmış olduğunu öne süren bir düşünce akımıdır.

B. Cumhuriyet dönemi roman ve hikâyesinde ………………………….. ve …………………………………………….. akımı ön plana çıkmıştır.

C. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının oluşumunda ……………………………ve ………………………gerçekleştirilen ilmî çalışmalardan edebî eserlerde yararlanılmıştır.

D. Birinci ve ikinci Dünya Savaşı arasında …………………….. dünyasında ortaya çıkan ……………. bunalımını esas alan edebî hareketlerden yararlanılmıştır.
ÖSS - 2008:

Dil özellikleri dikkate alınırsa aşağıdaki dizelerden hangisinin Cumhuriyet Dönemine ait olduğu söylenebilir?

A) Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkid ne bilir

Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ'at



B) Leblerin mecruh olur dendân-ı sîn-i buseden

Lâlin öptürmek bu haletle muhal olmuş sana
C) Tahammül mülkünü yıktın Hülâgû Han mısın kâfir

Aman dünyayı yaktın âteş-i sûzan mısın kâfir
D) Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna

Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan
E) Senin hüsnün benim aşkım senin çevrin benim sabrım

Demâdem artar eksilmez tükenmez bî-nihayettir
3. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez'

  1. Milleti oluşturan değerlerin farklı yönleriyle edebî metinlerde yer aldığı

  2. Bu dönemde Batı düşüncesindeki gelişmelerden doğan yeni açılımların edebî eserlerde kendini gösterdiği
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   27

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Test sorulari iconTest soruları 10

Test sorulari iconMİLLİ edebiyat test sorulari

Test sorulari iconEdebiyat dersi sinif dönem yazili sorulari (10) (test)

Test sorulari iconEdebiyat dersi sinif dönem yazili sorulari (9) (test)

Test sorulari iconEdebiyat dersi sinif dönem yazili sorulari (7) (test)

Test sorulari iconServeti FÜnun edebiyati özellikleri İle iLGİLİ test sorulari

Test sorulari iconModern çAĞDAŞ TÜrk edebiyati özellikleri İle iLGİLİ test sorulari

Test sorulari iconSoruları hafife alan, soruları çocuk oyuncağı gibi gören din görevli...

Test sorulari iconHalk Edebiyatı Test 2

Test sorulari iconMilli Edebiyat Dönemi Test 2


Edebiyat




© 2000-2018
kişileri
ed.ogren-sen.com