Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi


ed.ogren-sen.com > Edebiyat > Evraklar
Süreya’nın Hiç Bilinmeyen Yönleri - Söyleşi

Cemal Süreya’nın hiç bir yerde yayınlanmamış SÖYLEŞİ...

 

Cumhuriyet’ten sonraki kültür ve edebiyat hayatımızda önemli yer tutan Cemal Süreya Türk kültür ve sanat hayatının önemli isimlerinden birisidir. Yazdıklarıyla edebiyatımıza hizmet etmiş önemli bir şairdir.

Şiirlerinde estetik duyuş ve düşünüş hemen göze çarpan özelliklerdendir. Ona göre şiir kelimelerle dördüncü boyut yaratma çabasıdır. Onun şiirin amacı insandır.

Bu yazımızda onun söyleşilerinin derlendiği Yapı Kredi Yayınları arasından çıkan “Güvercin Curnatası” isimli eserine girmemiş bir söyleşisini sunacağız.

Büyük bir çabanın ürünü olan  bu eser şüphesiz geniş bir  süreli yayın taraması yapılarak hazırlandığından takdire şâyândır. Ancak bu esere eksik olarak girdiğini gördüğümüz bir söyleşi tarafımızdan tespit edilmiştir.  Dikkatten kaçan  bu söyleşi Gavsi Ozansoy tarafından yapılmış ve Haber gazetesinin 19 Şubat 1967 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Cemal Süreya’nın eserlerinde bilinmeyenler bunlarla sınırlı değildir. Gönül arzu eder ki her yazarın tüm eserleri geniş çaplı bir süreli yayın taraması ile mümkün mertebe eksiksiz olarak ortaya çıksaydı. Çünkü biz biliyoruz ki  kültür ve edebiyat tarihimizin doğru yazılabilmesi için bu sahada eser veren kişilerin dergi ve gazetelerde kalmış yazılarının ve söyleşilerin tesbiti ile beraber külliyatı eksiksiz olarak yayınlanmalıdır. Biz de amaca hizmet etmesi düşüncesiyle Cemal Süreya’ya ait belirttiğimiz kitaba girmemiş olduğunu gördüğümüz bu söyleşiyi okuyucuya  sunmayı bir borç bildiğimizden yayınlamak ihtiyacını hissettik.

                                                                                      

  Süreya: “Genç şairlerimiz yalnız eski şairlerden değil, bugünün genç Fransız, İngiliz, Rus, Amerikan şairlerinden de ileri bir araştırma tutkusuyla çalışıyorlar.”

        

 Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. -Papirüs- dergisinin sahibi.

 

            Yavan ve anlamsız şiirler karşısında şiir okumak hazzını yitiren, şiirden bıkıp usananlar bile, Cemâl Süreya’nın şiirleriyle bu eski alışkanlığa dönebilirler. Bende öyle oldu.

 

            Yayınlanmış iki kitabı var: Üvercinka ve Göçebe, Üvercinka’daki şiirler beni pek sardı. Göçeke’dekiler tadını alamadım. Oysa, Göçebe daha sonra basılmış. Bunu sanat görüşüne güvendiğim bir arkadaşıma anlattım. Demek ki, sen, Üvercinka’da kalmışsın. Sanat zevkin orayı aşamamış dedi. Belki de doğru söylüyordu.

 

            Dediğim gibi, başka bir şiir anlatımı var. Bu tarafı biraz da Cahit Sıtkı’yı hatırlatıyor. Onun da şiir dili kuşağındakilerden ayrıydı. Sanat görüşleri, dünyaya bakışları aynıydı ama, Cahit bir başka türlü söylüyor, bir başka türlü sesleniyor.

 

         Cemâl Süreya Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. On yıllık maliye müfettişiymiş: derken, edebiyat ağır basmış, yazmış istifayı, ayrılmış. Kendisi şiir görüşünü şöyle anlatıyor: Bence şiir, yapısından dolayı kurulu düzene karşıdır. Daha çok insanın tabiatından gelme bir şeydir. Tabiat ahlâklı kovar. Şiir eşkıyayı tutar, nesir jandarmadır. Şiir baş kaldırır. Nesir biz nasıl düşünüyorsak, öyledir. Kavramlarla yazılır. Nesirde kelime kavrama bitişiktir. Önce kavram sonra kelime gelir. Şiirde ise önce kelime sonra kavram gelir. Bu bakımından insan şiirde evreni düşünceden ayrı bir tarzda kavrama imkânına sahiptir.

 

              Kitaplarından birincisi Yedi Tepe Şiir Armağanını, ikincisi Türk dil kurumu Edebiyat Armağanını kazanmış. Şimdi kavradım, ikincisinin dilinden neden anlamadığımı!…

 

 

             Cemâl Süreya’nın Üvercinka’daki şiirlerinden birini beraberce okuyalım. Sonra da ebebiyat anketimizin sorunlarına geçelim.

 

 

 ŞİİR

  “ Kadın kendini gösterdi usulcana

   Çekingenlikle koşulu beyaz usulcana 

   Gittiler gözleri aşka yaşamaya yangın

   Gidip gelenler oldu gitti geldiler.

   Kadın saçlarını getirmedi uzakta tuttu

   Umutsuzlukla dolu soyunmak uzakta

   Düştüler karanlıkta aralık aralık

   Düşüp ölenler oldu düştü öldüler.

   Kadın gözlerini koydu ortaya

   Bir mavi bir gökyüzü aldı çevrelerini

   Sevdiler sonsuz maviyle alıngan

   Sevip yaşayanlar oldu sevdi yaşadılar.” 

 

 

            Cemâl Süreya sorularımızı söyle cevaplandırdı:

             

Bugünkü Türk edebiyatını nasıl buluyorsunuz? Edebiyatımızda Dün mü daha kuvvetliydi, bugün mü? Günümüzün Türk yazarları daha çok nerede başarılı? Şiirde mi, hikâyede mi romanda mı oyunda mı, mizah ve hicivde mi? Bütün bu dallarda, yaygın olarak eski kuşaklar mı daha etkiliydi, yeniler mi? En son kuşak edebiyatçıları arasında beğendiğiniz isimler?

 

    “Bunu anlamak için dün ve bugün tartışılan fikir, sanat konularına bakmak yeter. Bu gün edebiyatçı çok daha yoğun, çok daha derin sorunlarla uğraşmaktadır. Özellikle son yirmi beş yılın ürünlerinde çok yönlü, zengin bir ağıntı var. Büyük bir kıpırdama içindeyiz. Büyük bir edebi ortam kurulmaktadır. Hatta kurulmuştur. Özellikle şiirin ufku çok genişlemiştir. Diyebilirim ki, genç şairlerimiz yalnız eski şairlerden değil, bugünün genç Fransız, İngiliz, Rus, Amerikan şairlerinden de ileri bir araştırma tutkusuyla çalışıyorlar. İsterseniz size Evtuşenko’dan daha güçlü yedi sekiz genç Türk şâiri sayayım. Azgelişmiş ülkelerde insani durumları anlamlı bir noktaya geldiği için, sanat birikimleri de daha ilginç bir görünüm kazanmaya başlamıştır. Bu önce şiirde beliriyor. Yakında romanda da muhakkak belirmeye başlayacaktır. Hikâyede de tiyatroda da başlayacaktır. Öyle sanılır ki azgelişmiş ülkeler Batı’dan ilk rövanşlarını edebiyatla alacaklar. Romanımız çok yeni.  Ama bir Reşat Nuri ile bir Kemâl Tahir’in romanda durduğu yeri karşılaştırabilir miyiz? Ben hikâyenin de şu sıralarda büyük bir aşamada bulunacağına inanıyorum.

     Birkaç ad sayayım. Şiirde: Turgut Uyar, Edip Cansever, Sezai Karakoç, Ulkü Tamer; hikâyede: Vüs’at O. Bener. Bilge Karasu, Nezihe Meriç, Muzaffer Buyrukçu, Leylâ Erbil, R.Tomris; romanda: Yaşar Kemâl: tiyatroda Refik Erduran, Güngör Dilmen.

 

Hececilerden bu yana dilimizde bir sadeleşme cereyanı var. Bu cereyan son yıllarda daha da kuvvetlendi. Bu arada, bu gidişin Bir dil ihtilâll hâlini Türkçeye halk dilinde de kullanılmayan nesebi belirsiz kelimelerin girdiğini iddia edenler var. Bu konudaki düşünceniz nedir? En son kuşak yazarları, tümüyle, Türkçeyi iyi biliyorlar, kullanıyorlar mı?

 

Dilin sâdeleşmesi tabii ve toplumun durumuna paralel bir akıştı. Özleşme ise dilde bir ihtilâldir. Bu arada çok aşarı, hatta sorumsuz davranışlar da görüldü. Özleşme Türk Dil Kurumunun eylemini ve çalışmasını aştı. Ama kabaran ne gerçek yatağını bulabilmesi için gerekliydi bu. Dil devriminin en büyük yararı şu: daha kuşkucu olduk, zihnimizin eski kadrosundaki bazı paslar, bazı gereksiz pislikler ve tortular çarçabuk silindi; eski değer yargılarının kolayca dışına sıçradık. En büyük sakıncası da şu: yeni bir yazı dili meydana geldi: hakla aydın arasına bir dil hendeği girdi: öte yandan genç yazar o silinen tortularla birlikte bazı zenginlikleri, bazı düşünce bağ ve ayrımcıklarını kaybetti. Türk Dil Kurumunun amaç ve eyleminin dışına taşmış kişisel bazı dil çalışmaları olmasaydı, bu sakınca daha da hafif olurdu.

     Faydanın mı, sakıncanın mı baskın çıkacağını zaman gösterecek. Ben faydanın çok daha büyük olduğuna inanıyorum.

     Yeni yazarlar Türkçeyi daha iyi değerlendiriyorlar. Şöyle desek daha uygun: yeni yazarların iyileri Türkçeyi eski yazarların iyilerinden daha yerinde ve daha usta bir şekilde kullanıyorlar.

 

Dünyada ve bizde bir bunalım gençliği yaşantıları ve edebiyatı var. Onları okuyor musunuz? Düşünceniz nedir?.

 

Bizde bir bunalım edebiyatı yok. Yalnız bunalım temalarını işleyen birkaç genç yazar var. İzliyorum onların yazdıklarını. Bu konuda henüz bir başarı elde etmiş değiller. Biraz cılız geliyorlar bana. Bunalımdan değil, bunalımın nasıl olması gerektiğinden hareket ediyorlar da, ondan galiba. Bununla birlikte bir gelişme beklenebilir yazdıklarında.

 

Hazırlayan: Gavsi Ozansoy Haber gazetesi, 19 Şubat 1967.

 1990'da hayatını kaybeden şair Cemal Süreya anısına düzenlenen şiir ödülü 1991 yılından beri verilmektedir. 2001 yılından sonra 3 yıl ara verilen ödüller, 2004'den beri Cemal Süreyya Kültür ve Sanat Derneği tarafından devam ettirilmektedir. Yayımlanmış Kitap Ödülü ve Yayımlanmamış Dosya Ödülü olmak üzere iki dalda ödül verilir.
Eserleri

Şiir

  • Üvercinka (1958)

  • Göçebe (1965)

  • Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)

  • Sevda Sözleri (1984, Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan-1984- ile birlikte)

  • Güz Bitigi (1988)

  • Sıcak Nal (1988)

  • Sevda Sözleri (1990, 1995, tüm şiirleri)

  • Korkarak Vinç

Deneme- Eleştiri

  • Şapkam Dolu Çiçekle (1976)

  • Günübirlik (1982)

  • 99 Yüz (1992)

  • Uzat Saçlarını Frigya (1992)

  • Folklor Şiire Düşman (1992)

  • Aydınlık Yazıları/ Paçal (1992)

  • Oluşum’da Cemal Süreya (1992)

  • Papirüs’ten Başyazılar (1992)

  • Toplu Yazılar I (2000, Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar)

  • Toplu Yazılar II (2005, Günübirlikler)

  • Günler (993 günden oluşan günlük)

Günce

  • 999 Gün/ Üstü Kalsın (1981)

Mektup

  • Onüç Günün Mektupları (1990)

Çocuk Kitabı

  • Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (1993)

Söyleşi

  • Güvercin Curnatası (1997)

Derleme

  • Mülkiyeli Şairler (1966)

  • Yüz Aşk Şiiri (1967)

Şiir Çevirileri

  • Yürek ki Paramparça (1995)

Öteki Çeviriler

  • Gelinlik Kız (E. Ionescu- 1964)

  • Küçük Prens (A. De Exupery- 1965)

  • Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollionaire- 1965)

  • Günümüz Sağcı Fikirleri (S. De Beauvoir- 1966)

  • Sade’ı Yakmalı mı? (S. De Bauvoir-1966)

  • İhtilalin Özü (Mao Zedung-1967)

  • Amerika Birleşmemiş Devletleri (V. Pozner- 1967)

  • Aşkın Suçları (M. De Sade-1967)

  • Palto (Gogol-1968)

  • Yeşil Papa (Asturias-1967)

  • Gök Cephesi (N. Dinh- 1968)

  • Küçük Prens (A. De S. Exupery- 1975)

  • 32 Saat Özgürlük (G. Hernadi- 1968)

  • Milli Kurtuluş Cephesi (D. Bravo- 1969)

  • Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması (Lenin- 1974)

  • Dine Karşı Düşünce Tarihi (A. Bayet- 1970)

  • Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollinaire-1970)

  • Büyük Ahlak Doktrinleri (F. Gregoire-1971)

  • Vadideki Zambak (Balzac-1985)

  • Nekrassov (Sartre-1971)

  • Gönül ki Yetişmekte (Flaubert- 1971)

  • Goriot Baba (Balzac- 1974)

  • Meyhane (E. Zola- 1974)

  • Çin Uyanınca (A. Peyrefitte- 1975)

  • Venezuella Makiliklerinde Douglas Bravo Konuşuyor ( 1976)

  • Mutluluk Getiren Seks (1976)

  • Emeğin ve Emekçinin Tarihi (P. Brizon- 1977)

  • Faşizmin Analizi (Macciocchi-1977)

  • Kırmızı Balon (Lamorisse- 1980)

  • Yarını Bilen Adam Nostradamus (Fontbrune- 1982)

  • Bir Tanem (Marceau- 1991)

  • Sosyoloji Tarihi (Bouthoul- 1995)

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconVehbi Koз’un ?zinde “Bir Olmak ”
Цdьlь ile bir kez daha and?k. Bu sene kьltьr alan?nda verilen цdьlьn sahibi, зa?da? mьzik зal??malar?na sa?lad??? katk? ile Prof....

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi icon1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconYönetim biliminin yaklaşık iki yüzyıllık bir geçmişi vardır. Sanayi...

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconEŞCİnsel(veya mason) deyip, sonra da “o kiŞİNİN şu işi şöyle yapması...

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconHüseyin Rahmi Gürpınar, Gazetecilikte Son Yazılarım 3, Özgür Yayınları

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconYöneten: Zübeyde Seven Turan – Şair, Yazar

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconŞair Okulunun Kayıt Defterleri: Nazire Mecmuaları

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi icon*İlk yerli tiyatro eseri:Şinasi / Şair Evlenmesi /1859

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconDİl ve anlatim 12

Cemal Süreya, şiirimize yeni bir anlatım getiren şair. En son kuşaktan ve en başta gelenlerden. Papirüs- dergisinin sahibi iconDers veren Tatarcık, bisikletiyle geçtiği yolu kapatan Kör İsmail’le...


Edebiyat




© 2000-2018
kişileri
ed.ogren-sen.com