Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013)


ed.ogren-sen.com > Edebiyat > Evraklar
CÜMLEDE ANLAM İLE İLGİLİ ÇIKMIŞ SORULAR (2013-2006)


1. Sözlük hazırlamanın en güç yanı sözcükleri anlam kayganlığından kurtarma, onları belli bir yere oturtmadır. Bu da ancak Samuel Butler'in dediği gibi onların belirsiz yanlarını söz duvarlarıyla kuşatmakla gerçekleşebilir.

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013)

A) Tanımsal sınırlar koyulduğu

B) Birbirlerinden etkilenişlerinin gösterildiği

C) Çağrışımsal değerlerinin belirtildiği

D) Zenginleştirme yollarının açıklandığı

E) Kullanım sıklığının yansıtıldığı

 

2. Bazı insanlar yapabileceklerinin farkında olmadan, sürekli bir özgüven eksikliği içinde yaşarlar. Bazıları da abartılı bir özgüvenle, hayatta her şeyi başarabileceklerine, her alanda en iyi olduklarına inandırırlar kendilerini. Oysa insan kendisine içbükey veya dışbükey aynada değil, düz aynada bakmalıdır.

Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2013)

A) İnsanın kendisine güvenerek başladığı her işte başarılı olması mümkündür.

B) İnsan, her alanda kendisinden daha üstün birilerinin olabileceğini unutmamalıdır.

C) Yaşamda mutlu olmak için olumsuzluklar karşısında direnmeli, önüne çıkan engelleri sabırla aşmaya çalışmalıdır.

D) İnsan, yeteneklerinin sınırlarını gerçekçi bir tutumla belirlemeli, kendisini tarafsız bir gözle değerlendirmelidir.

E) İnsanlar, hayattaki olumsuz durumları da olumlu durumlardaki gibi olgunlukla karşılamalıdır.
3. 2011'in sonuna doğru gösterime giren bu film, geleneksel sinemanın kullandığı tekniklere bağlı kalmadan, bir hayatta kalma savaşımını insanda yoğunlaşarak anlatıyor.

Bu cümleden söz konusu filmle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?(2013)

A) Belirli bir izleyici kitlesine seslenmek amaçlanmıştır.

B) Yeni çekim yöntemlerine başvurulmuştur.

C) Bugüne değin beyaz perdeye taşınmamış bir sorun işlenmiştir.

D) Oyuncuların gösterdiği başarıyla çok boyutlu bir yapı kazanmıştır.

E) Yılın çok izlenen filmleri arasında yerini almıştır.

 

4. Klasik eserleri okumaya en çok, kendi yazdıklarımı tekrar ettiğimi hissettiğim zamanlarda ihtiyaç duyarım.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır? (2013)

A) Kimi eserlerin her dönemde okunurluğunu sürdürdüğü bilinir.

B) Bir yazarın, okuduklarından etkilenmeden yazması mümkün değildir.

C) Her eser, başka metinlerden alınan parçalarla renklenen bir tablodur.

D) Yazar, benzer ürünler ortaya koymaktan kaçınmak istiyorsa yazdıklarını ara sıra gözden geçirmelidir.

E) Çağını aşmış eserleri okuma, yaratıcılığı besleyen bir etkinliktir.
5.    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde klasiklerle ilgili farklı bir düşünce dile getirilmiştir?(2012)
A) Söyledikleri, hiçbir dönemde tüketilmez.
B)  Okurların dünyasında özgün ve değişmeyen bir yeri vardır.
C)  İnsan, yaşamının her döneminde onlarda kendini bulur.
D)  Anlaşılıp kavranabilmesi özel bir çaba, özel bir okurluk donanımı gerektirir.
E)  Onları okumaktan alınan haz hiçbir zaman azalmaz.
 6. Barthes'in "Sözcükler herkesin malıdır ama cümle yalnızca yazarın." sözü aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilemez?(2012)
A) Anlatım B) Özgünlük  C)Anlamdaşlık

 D)Öznellik   E) Biçem
Yazar; karşıtlıkların üst üste yığıldığı, ucu açık, kesin bir yargıya götürmeyen, tam bitmeyen metinleriyle, okuru düşüncelerin eşiğinde bırakıyor.
7. Bu sözlere göre yazarın, okura yönelik olarak gerçekleştirmek istedikleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur? (2012)
A)  Okuduklarını tamamlatıp onu bütünselliğe kavuşturtma
B)  Düş gücünü geliştirme
C) Çok boyutlu düşündürme
D) Yorumlamaya yönlendirme
E) Söylenenlerin kanıtlanmasını isteme
8. Yahya Kemal'i ve Nazım Hikmet'i ayrı tutarsak küçük mutluluklar Türk şiirine Garip döneminde bir uğrayıp geçmiştir, diyebiliriz. Biraz Ziya Osman, çok az Cahit Sıtkı. Onun dışında "Hüzün ki en çok yakışandır bize." anlayışı egemendir. Cemal Süreya'nın, Garipçilerin izine basarak yürüdüğü kimi şiirlerinde de bu anlayışın yansımalarını görürüz. Ne var ki onun şiirlerinde genel olarak ince bir hüzün söz konusudur.

Bu parçada geçen "izine basarak yürüme" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2011)
A) Herkesçe anlaşılmama          B) Yeni biçimler arama 
C) Kalıcı olmayı amaçlama         D) Benzer duyguları işleme 
E) Karamsarlığı yeğleme 

9. Kim bilir kaç kere karar verip de başlayamadığım bir işi bu yıl da ertelemek zorunda kaldım. Türkçe Sözlük'ü alıp baştan sona okuma düşüncem yine hayal oldu. Oysa sözcüklerin kuytulara yatmış, öteki yüzleriyle karşılaşmak tadına doyulmaz bir eğlence olacaktı benim için. 
Bu parçadaki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2011)
A) İlk anda akla gelmeyen anlamlarını öğrenmek
B) Yapısal özelliklerini tanımak 
C) Yenilerini eskilerinden ayırabilmek 
D) Gündelik dilde kullanılanları araştırmak 
E) Yeni bir sözlük oluşturmak
10. Bir sanatçımız şöyle diyor: "Dergileredebiyatın yeraltı haritasıdır." Nitekim bu dergilerde ilk ürünleri yayımlanan genç şairlerin çoğu, bir süre sonra çalışmalarını kitaplaştırarak şairliklerinin ilk kilometre taşlarını koyarlar.
Bu parçada geçen "edebiyatın yeraltı haritası olma" sözüyle, dergilerin hangi özelliği belirtilmek istenmiştir?(2011)
A) Sanatçıları, farklı algılama kalıpları içinde düşündürme
B) Gizli yeteneklerin gün ışığına çıkmasına olanak sağlama
C) Yazarları, yeni yazınsal türlere yönlendirme
D) Şiiri öteki türlerin önüne geçirme 
E) Sanatçıların birbirlerinden yararlanmasına ortam hazırlama 

11. Turgut Uyar'ın "Şiir çıkmazda çünkü insan çıkmazda." sözüne katılmadığımı belirtmek isterim. Bu iki durum arasında karşıtlık ilişkisi var bence. Yani insan çıkmazdaysa şiir çıkmazda olamaz. Aksine, şiir çıkmazdan beslenir. Bu, zaman zaman varoluşsal, bireysel çıkmazlar olur; zaman zaman da savaşlar, felaketler gibi toplumsal çıkmazlar. Peki bu hep böyle olmak zorunda mıdır? Tabii ki değildir. Çıkmazlar olmadan da yazılabilir çok iyi şiirler.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada geçen "Şiir çıkmazdan beslenir." sözüne anlamca en yakındır?(2011)

A) Büyük ve eskimeyen şiirler, insanın dış dünyasıyla iç dünyasını kaynaştırarak anlatanlardır. 
B) Şiirin evrenselliği insanın duygu dünyasına odaklanmasına bağlıdır.
C) Çözümsüz durumlar şiire kaynaklık eder.
D) Yeni şiir türlerinin oluşturulmasında, yaşananların payı vardır.
E) İyi şiirler, şairlerinden zengin bir birikim ister.

12. Aşağıdakilerin hangisinde verilen cümle, ayraç içindeki sözün anlamını içermemektedir? (2011)

A) Öykünüzdeki bilinmeyenlerden kurtulmak için öyküdeki kadının kim olduğunu, nasıl bir yaşam sürdüğünü, ne iş yaptığını görünür kılın. (belirginlik kazandırmak)
B) Sizin yaptığınız gibi, bir dönemi küçük bir öyküye sığdırmak herkesin üstesinden gelebileceği bir iş değildir. (zorluğu yenmek)
C) Öykünüzün kahramanı olan kadını, içimizden biri gibi gösterebilmişsiniz. (inandırıcı olmak)
D) Öykünüzü, yaşamın akışını düşündüren bir doğallıkla yazın, bunu yapabilecek güçlü bir kaleminiz var. (yazarlık yeteneği olmak)
E) Öykülerinizde ayrıntılardan kaçınmanızı, yalınlığa bağlı kalmanızı çok beğendim; bu, sizin yoğunluğa verdiğiniz önemi gösterir. (çığır açıcı olmak)
(I) Yaşadığı dönemin şiir anlayışından uzaklaşarak uçlarda dolaşan, alışılmadık bağdaştırmaları ve imgeleriyle zaman zaman, bilinen söylemin dışına taşan şair, sürekli yenilikler peşinde koşmuştur. (II) Karşılaştığı insanlık durumlarına yeni duygu ve anlamlar yükleyerek onları yeniden yazmıştır. (III) Şiirlerini oluştururken boş alanlar bırakmış, uzun dizeleri kırmıştır. (IV) Şiirde bir yenilik gerçekleştirmek için dilin yerleşik söz değerlerini olduğu gibi kullanmaktan kaçınmış, dili yeniden kurmaya yönelmiştir. (V) Şiirlerinin çoğunda, çok anlamlı sözcükler kullanarak değişik çağrışımlar uyandırmıştır.

13. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, sözü edilen şairin şiirlerinin içeriğiyle ilgilidir?(2011)

A) I.       B) II.          C) III.            D) IV.             E) V.
14. (I) Kimi şairler vardır, daha ilk şiirleriyle yeni bir içerik, yeni bir biçim yaratırlar. (II) Bu şairler, sürekli bir arayış içinde olduklarından zaman zaman şaşırtsalar da düş kırıklığına uğratmazlar okurlarını. (III) Moda yönelişlere itibar etmezler, dışarıdaki "gürültü" dikkatini dağıtmaz bu tip şairlerin. (IV) Kendilerini yenileme süreci içinde olan bu şairler okurlarının beklentilerini boşa çıkarmazlar. (V) Şiirin iç sese dayandığının, yapısal bir bütünlük ve sağlamlık gerektirdiğinin bilincindedirler.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır? (2011)
A) III. ve V.    B) IV. ve V    C) II. ve IV   

D) I. ve III.    E) I. ve II.
15. (I) Berna Moran'ın deyişiyle "huzursuzluğun romanı", Fethi Naci'ye göre de "Türkçenin en güzel aşk romanı" olan Huzur'un yayımlanışının üzerinden yaklaşık elli yıl geçti. (II) Bu romanda olaylar, bir ağustos günü başlar ve radyodan İkinci Dünya Savaşı'nın başladığını haber veren bir anonsla biter. (III) Her ne kadar ilk bakışta aşk romanı gibi görünse de günahın ve kavuşmanın değil, Doğu'yla Batı'nın, huzursuzluğun, zaman ve müziğin romanı olarak kabul edilir. (IV) Huzur, hiçbir zaman Madam Bovary'nin yarattığı etkiye benzer bir etki yaratmamıştır. (V) Madam Bovary gibi can sıkıcı taşranın romanı değildir Huzur; tam tersine çok eski, çok köklü bir kentin, İstanbul'un, Boğaziçi'nin romanıdır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde değerlendirme söz konusu değildir?(2011)

A) I.           B) II.           C) III.          D) IV.            E) V.
16. (I) Günümüzde, yeni yetişen genç yazarlar kendinden öncekileri tanımadıkları, okumadıkları için bir eksiklik duymuyor sanki. (II) Bunlar deneyimli, usta yazarların önünde yaprak gibi titremiyor artık, kendine çok güveniyor. (III) Bununla birlikte yapıtları ilgiyle karşılanan, geniş okur kitlelerine seslenen sanatçının çok iyi yazar olduğu yanılgısına düşüyor. (IV) Yeni kuşağın "Ne olacaksa çabucak olsun." düşüncesinden doğan bu gözü kara yarış, bence oldukça tehlikeli. (V) Çünkü bu, bireyciliğin, "ben ben"ciliğin egemenliği anlamına gelir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

A) I. cümlede, usta yazarların, edebiyat dünyasındaki gelişmelerden kaygılandıkları dile getiriliyor. (2011)
B) II. cümlede, genç yazarların değişen tutumları hakkında bilgi veriliyor.
C) III. cümlede, yanlış bir kanıya değiniliyor.
D) IV cümlede, olumsuz bir durumla ilgili kişisel görüş belirtiliyor.
E) V. cümlede, önceki cümlede belirtilenle ilgili yorum yapılıyor.
17.Bilimsel bir yazı, dile getirdiği düşünce ne olursa olsun her türlü duyguyla, duygusallıkla ilgisini kesmiştir. Böylesi yazılarda bilim adamı, kendini mümkün olduğu kadar paranteze almalıdır. Bu yazılar, "Nesneler kendisi konuşuyor." diyenleri haklı çıkarmalıdır.
Bu parçada geçen "kendini paranteze almak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?(2010)
A) Anlama çabası içinde olmak
B) Konu dışına çıkmamak
C) Farklı görüşlere saygı duymak
D) Kişisel değerlendirmelerini yansıtmamak
E) Özgün bir bakış açısına sahip olmak

18. Sanatta ve edebiyatta etkilenme doğaldır. Çünkü sanatçının en önemli özelliği, sürekli arayış içinde olması, kendini yeterli görmemesidir. Nitekim yazar André Gide, kendine yettiğini söyleyen sanatçıyı "zekâsına diyet yaptıran insan"a benzetir.
Bu parçada geçen "zekâsına diyet yaptırmak" sözüyle sanatçılara özgü hangi özellik belirtilmek istenmiştir?(2010)
A) Düşünce ve duygu dünyasını besleyerek geliştirmeme
B) Öz eleştiri yapma alışkanlığı olmama
C) Görüşlerini başkalarıyla paylaşmak istememe
D) Başkalarını taklitten kaçınma
E) Yaratıları üzerinde gerektiği ölçüde çalışmama
19. Kırk yılı aşan yazarlık çabamda ne anlatmak istemiştim? Bu, kurşun bir kütle gibi çökmüştü üstüme. Oysa yaşamım boyunca nice insanlar tanımıştım; nice bağlılıklara, vefalara, öfkelere tanık olmuştum. İnsanların iyiliklerini, ihanetlerini görmüştüm. Kalıcı bir sevginin olamayacağını öğrenmiştim. Aşk, kâğıt üzerinde güzeldi; mutlu sonlar, romanlara özgüydü.
Böyle diyen yazar altı çizili sözle aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?(2010)
A) Yazdıklarının anlaşılmamasına üzüldüğünü
B) Soruyu yanıtlamada güçlük çektiğini
C) Eskiden yazdıklarını artık beğenmediğini
D) Yaşadıklarını anlatmaktan kaçındığını
E) Duygu dünyasına sınırlar çizdiğini

20. Paul Valéry, "Küçük dergiler, edebiyatın, şiirin laboratuvarıdır." demiştir.
Sanatçı, bu sözüyle küçük dergilerin hangi özelliğini belirtmek istemiştir? (2010)
A) Belirli türlere bağlı kalma
B) Ürünleri seçerek yayımlama
C) İlk yapıtlara ve yeniliklere yer verme
D) Yapıtları yazarlarından ayırarak düşünme
E) Okurların beğenisini geliştirmeyi önemseme
21. "Yazacaklarım, yazdıklarım gibi olacaksa sözün onurunu koruyarak kalemimi kâğıdın yanı başına bırakıveririm." demiş bir şairdir o.
Sanatçı bu sözleriyle aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?(2010)
A) Yazın alanında kendini göstermeyi herkesin başaramayacağını
B) Kendi söylemini her şeyin üzerinde tuttuğunu
C) Çok yapıt vermenin, zamanla yazarları bu işten soğuttuğunu
D) Kimi yazarların eleştirilerden çekindiği için yazmadığını
E) Kendini yinelemeye başlarsa yazmaktan vazgeçeceğini

22.
I. Sanatçı, toplumsal ilişkileri öyle bir biçimde ortaya koymalıdır ki başkaları da o ilişkileri görebilsin.
II. Çağından sorumlu olan bir sanatçı, gerçeği dile getirmekle yetinmez, aynı zamanda onu yeniden biçimlendirme amacını güder.
III. Değerlerini yitirmiş bir toplumda sanat, doğru sözü söyleyecekse yitirilen değerleri de yansıtmak zorundadır.
IV. Toplumcu dünya görüşünü benimseyen sanat, dünyanın değişebileceğini göstermeli, değişmesine yardım etmelidir.
V. Sanatçıya görevini anımsatmak ve onu uyarmak toplumsal bir sorumluluktur.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır? (2010)
A) I. ve II. B) II. ve IV. C) II. ve V. D) III. ve IV. E) IV. ve V.
23. (I) Onca güzel, onca kalıcı şiir yazmış, Türk şiirine yeni renkler katmış bir şairin arada sırada kötü şiir yayımlayabileceğini kabul edebiliriz. (II) Buna bir itirazımız yok. (III) Ama bu, gelecekte onun sanatsal değerine gölge düşürür. (IV) Hangi yaşta, hangi aşamada olursa olsun şaire hep daha iyisini, yenisini yazmak yakışmaz mı? (V) Elli yılda kazandığı ustalık sıfatına zarar vermesi doğru mudur şairin?
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden başlayarak olumsuz nitelikli eleştiriye yer verilmiştir? (2010)
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
24. (I) Âşık geleneğinin teknolojiyle tanışması, gramofonla olmuştur. (II) Radyo yayınlarında halk müziğine ve âşık tarzı ürünlere yer verilmesiyle birlikte gelenek, geniş kesimlerle buluşmuştur. (III) Her zaman, her yerde dinleme olanağı veren plak ve kasetler geleneğe farklı bir boyut kazandırmıştır. (IV) Sonraki yıllardaysa televizyonda, âşık edebiyatı ürünlerine daha fazla yer verilmiştir. (V) Artık, kahvehaneler ve köy odalarından çok, elektronik ortamda yorumlanan bu ürünlerin eğitici yönü, eğlendirici yönünün gerisinde kalmıştır.
Âşık geleneğinin anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? (2010)
A) I. cümlede, bir gelişmeden söz edilmiştir.
B) II. cümlede, nasıl yaygınlaştığı anlatılmıştır.
C) III. cümlede, bir yeniliğin dinleyicilere sağladığı kolaylık dile getirilmiştir.
D) IV. cümlede, dinleyici isteklerinin önemsendiği belirtilmiştir.
E) V. cümlede, işlevinde görülen bir değişiklik ortaya konmuştur.

25. (I) Günümüzde yayıncılar, çok satan kitapların peşinde koşuyor, bir yazarın ya da kitabın değerini ne kadar sattığı belirliyor. (II) Reklamını, etkinlik sayısı ve ziyaretçi çokluğuna bağlayarak yapan kitap fuarları da bu tutumu besliyor. (III) Artık çok satan kitap, iyi kitap olarak algılanıyor. (IV) Böyle bir ortamda yetişen genç bir yazarın, "Okunuyorum öyleyse varım." demesinden doğal ne olabilir? (V) Bu yüzden yazarlar, nitelikli ama okunmayan kitaplar yazma yerine, popüler romanlar üretmeyi, medyada çok görünmeyi yeğliyorlar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?(2010)
A) I. cümlede, saptama yapılmıştır.
B) II. cümlede, bir zorunluluk dile getirilmiştir.
C) III. cümlede, değişen bir değerlendirme ölçütünden söz edilmiştir.
D) IV. cümlede, sonuç ortaya konmuştur.
E) V. cümlede, yazarların yönelimi üzerinde durulmuştur.
26. (I) Küçüklüğümden beri, babam edebiyatçı olduğu için doğal olarak hep edebiyatın içindeydim. (II) Ama nedense yazmayı uzun yıllar hiç düşünmedim. (III) Yazmaya babamla ilgili bir anı kitabı yazarak başladım. (IV) O kitabı yazarken bir de öykü gelişti, yazma gücümü böylece keşfettim. (V) Ondan sonra, demek ki yazabiliyormuşum, dedim; öyle de devam etti.
Bir yazarın kendini anlattığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? (2010)
A) I. cümlede, çocukluğunun geçtiği ortama ilişkin bilgi veriyor.
B) II. cümlede, kendisinin de açıklayamadığı bir duruma değiniyor.
C) III. cümlede, yazma işini oyalanma amacıyla yaptığını belirtiyor.
D) IV. cümlede, yazma serüveninde ortaya çıkan bir durumdan söz ediyor.
E) V. cümlede, yazmadaki öz güveninin nasıl geliştiğini açıklıyor.
27.  Aşağıdakilerin hangisinde, yazara ilişkin açıklamayla ayraç içinde verilen nitelik birbiriyle uyuşmamaktadır? (2009)
A)    Dilin anlatım olanaklarının sınırlarını genişleterek okurlarına yeni dünyaların kapılarını açar. (yaratıcı olma)
B)    Olayları, insanları, hatta cansız varlıkları duygulu, renkli bir biçimde dile getirir. (anlatımsal etkileyicilik)
C)    Her yaratısından sonra ara vermeden bir yenisini düşünür. (üretkenlik)
D)   Anlattıklarına yönelik ipuçları vererek okurun düşünme ve düş gücünü kamçılar. (kişiliğini gizleme)
E)    Yapıtlarında, okur yaşananlardan kesitler bulur. (gerçekleri yansıtma)
28. Aşağıdaki tanımlardan hangisi ayraç içinde verilen kavramla uyuşmamaktadır?(2009)
A) Şiirde dizeyi, düz yazıda cümleyi oluşturan sözcüklerin ses özelliklerine göre sıralanışından doğan uyum. (ahenk)
B) Yazınsal yaratılarda yer alan ögelerin birbirine bağlanıp bütünleşerek oluşturdukları düzen. (biçim)
C) Bir yapıtta anlatılmak isteneni örneklerle yansıtma.(ayrıntı)
D) Sanatçının bir olayı ya da konuyu belli bir yönden ele alıp değerlendirmesi. (bakış açısı)
E) Yazınsal yaratılarda yansıtılmak isteneni daha canlı, etkili, görünür kılmak amacıyla zihinde canlandırılmaya çalışılan görüntü. (imge)
29. Dost canlısı, sevgi dolu, nitelikli bir insandı. Dünyaya hep yüreğinin penceresinden baktı. Yardıma ihtiyaç duyduğu en güç günlerinde, en çok güvendiği kişileri yanında görmediğinde bile onları sevmekten, bağışlamaktan kaçınmadı. Kırgınlıkların nedenini kendinde aramayı yeğledi.

Bu parçada geçen "dünyaya hep yüreğinin penceresinden bakma" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2009)
A) Olayları, durumları duygularına göre değerlendirme
B) Çevresindekileri üzmekten kaçınma
C) Yaşananları değişik yönleriyle düşünme
D) Yakınlarının mutluluğunu isteme
E) Kendi düşüncelerinin doğruluğuna inanma
30.  Onun karikatürlerinde dondurulmuş kareler birden harekete geçer, yansıtılan kişiler canlılık kazanırdı.
Bu cümlede, söz konusu karikatürlerin hangi özelliği belirtilmek istenmiştir? (2009)

A) Yaşananları eleştirme
B) Gerçeklik duygusu uyandırma
C) Öğretici olma
D) Çok yönlü düşündürme
E) Güncel olanı yansıtma
31. Picasso, "Ben başkalarını değil, asıl kendimi kopya etmekten korkarım." der.
Picasso bu sözüyle sanatçıların nasıl bir tutum içinde olmaları gerektiğini belirtmek istemiştir? (2009)
A) Başkalarına benzememe ilkesine bağlı kalmalıdır.
B) Sıradan şeylerden sıra dışı ürünler yaratabilmelidir.
C) Farklı olma düşüncesiyle anlaşılması güç ürünler ortaya koymamalıdır.
D) Bireysel konulardan yola çıkarak toplumsal gerçekleri dile getirmelidir.
E) Her yeni çalışmasında, öncekilere benzemeyen özgün yapıtlar ortaya koymalıdır.
32. (I) Kütüphaneler kültürel yaşamı besleyen ve geliştiren ana damarlardandır. (II) Ne var ki kâğıt üzerinde sayıları artmış gibi görünse de Türkiye'de neredeyse 50.000 kişiye bir halk kütüphanesi düşmekte. (III) Oysa Almanya'da bu rakam 6000. (IV) Öte yandan, ülkemizde son otuz yıllık dönemde halk kütüphanelerine üye olanların oranının da % 1 ya da % 2 olduğunu belirtelim. (V) Bu oranın ABD, İngiltere, Finlandiya'da % 60 dolaylarında olduğu söylenebilir. (VI) Bu sayısal değerler, kültürel yaşamımızda etkili bir yeri olan kütüphanelerin yetersiz olduğunu her yönüyle açık seçik gösteriyor.

Kütüphanelerin ele alındığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? (2009)
A) I. cümlede, işlevinden söz edilmektedir.
B) II. cümlede, gereksinimleri karşılamadığı belirtilmektedir.
C) IV. cümlede, saptama yapılmıştır.
D) V. cümlede, kesinlik söz konusudur.
E) VI. cümlede, önemli bir sorun dile getirilmiştir.
33. (I) Köşe yazılarını dışarıda tutacak olursak günümüz edebiyatında türler arasında kesin çizgiler pek kalmadı. (II) Uzun öykü, anlatı, roman iç içe geçebiliyor. (III) Bu durum bana kolaylık sağlıyor. (IV) Kaldı ki ben yazmaya başladığımda sonunun türsel açıdan nereye varacağını kestiremiyorum çoğu zaman. (V) Deneme diye başlıyorum öykü çıkıyor, öyküye
başlıyorum romanlaşıyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangileri, kendinden önceki cümlede belirtilenleri destekler niteliktedir? (2009)

A) II. ve III.     B) II. ve V.       C) III. ve IV.     

D) III. ve V.     E) IV. ve V.
34. "Bu roman tamamen gerçekleri yansıtıyor." demekle, "Bu yapıttaki her şey hayal ürünüdür, gerçek hayattakilerle benzeşmeler rastlantıdan başka bir şey değildir." demek aynı ölçüde gerçek dışıdır.

Romanla ilgili bu sözlerle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2009)
A) Düşle gerçek birbiriyle kaynaştırılarak verilir.
B) Düşsellikle gerçekliğin dengesini kurmak güçtür.
C) Gerçeğe ya da düş gücüne dayalı oluşuna yazar değil, okur karar verir.
D) Düşselliğin gelişigüzel kullanılması yapıtın değerini azaltır.
E) Tümüyle gerçeklere dayandırılması ona inandırıcılık kazandırır.
35. Ozanın ilk şiir kitabını bunca yıl ertelemesinin nedeni, gizlenmeyi seven bir kişiliğinin olmasından çok, yazdıklarını kolay kolay beğenmeyen, kusursuzu arayan biri olmasıydı sanıyorum.

Kendisinden böyle söz edilen bir sanatçı aşağıdaki deyimlerden hangisiyle nitelendirilebilir? (2008)

A) İğneyle kuyu kazan

B) İşi başından aşkın olan

C) İşine dört elle sarılan

D) İşini sağlama bağlayan

E) İnce eleyip sık dokuyan

36. Sokaktaki herkesti, her şeydi o: kediler, köpekler, topal martılar, âşıklar dahil herkes.Biricikliğini herkesleştirerek kurmuştu öykülerini. Kendini, anlattıklarıyla özdeşleştirdi. O çakır gözler, kimsenin görüp algılayamadığı gerçekleri gördü, başkalarının yazamadığı şeyleri yazdı.

Bu parçadaki altı çizili sözle, yazarın hangi özelliği belirtilmek istenmiştir? (2008)

A) Konularını etkileyici olaylardan çıkarma

B) Edebiyatta, öyküleriyle kalıcılık kazanma

C) Dil ve anlatımıyla öteki öykücülerden ayrılma

D) Seçtiği varlıkların dünyasını onların kalıbına girerek kendine özgü biçimde anlatma

E) Öykülerinin kahramanlarını çevresindeki belirli varlıklarla sınırlı tutma
37. Her iyi öykü, kendinden sonrakilere aşmaları gereken bir çıta bırakır. Bu nedenle bir yazar,kendinden önce yapılan yolculukları hesaba katmadan yola çıkma yanlışına düşmemelidir. Böyle yaparsa hedefine asla ulaşamaz.

Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?(2008)

A) Yaşadığı dönemin havasını yapıtlarında yansıtamama

B) Geleceğe kalma düşüncesi taşımama .

C) Varolan yazınsal birikimden yararlanmama

D) Yazarken, okurların beğenisini ölçü almama

E) Değişik nitelikli konular işlememe
38. O yönetmenle çalışmak son derece zevkliydi. O da oynamamaktan yana olan bir yönetmen. Bu yalın ve doğal tarz, benim oyunculuk anlayışıma çok uygun. Birlikte iyi çalışmalar yaptığımızı düşünüyorum.

Bu parçadaki altı çizili sözle, oyunculuk konusunda anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2008)

A) Canlandırılacak karakterlere çok iyi hazırlanmak

B) Yönetmenin söylediklerinin dışına çıkmamak

C) Zaman içinde deneyim kazanmak

D) Başka sanatçıların oynama biçimine öykünmemek

E) Rollerini, yapaylıktan kaçınarak, yaşıyormuş gibi canlandırmak
39. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde boş bırakılan yere, ayraç içinde verilen sözün getirilmesi anlamca uygun olmaz? (2008)

A) Yazarın çok yalın, basit, okuru yormayan ve okudukça dilin tadını duyuran bir — var. (biçemi)

B) Hangi konuyu işlerse işlesin öykülerinin dokusunda bir—, daha doğrusu onu başkalarından ayıran özgün yanlar vardır, (denenmişlik)

C) Yıllar önce yazılan "Yalnızlık" adlı şiir, bugüne değin değerini yitirmemiş, — niteliği kazanmıştır, (klasik)

D) Bu yapıtın dili çok akıcı, anlatımı sürükleyici, — karmaşıktır, (olay örgüsü)

E) Bir ara, yazdığı şiirlerde anlamı bir yana bırakmış, — önem vermiş, (biçime)
40. Yalnızca güneşli günlerde yürüyen kişi, amacına ulaşamaz.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?(2008)

A) isteneni elde etmek her koşulda çalışmayı zorunlu kılar.

B) Başarılı olmak için insanın ne istediğini bilmesi gerekir.

C) insan, attığı her adımın sorumluluğunu taşımalıdır.

D) Değişik ortamlara kısa sürede uyum sağlamak güçtür

E) Seçici olmak insan arı güçlüklerle yüz yüze getirir.
41. Bir yazar için hiç kimseye benzememek bir amaçtır fakat bunun, yazdıklarının hiçbir şeye benzememesi gibi bir sakıncası vardır.

Bu cümledeki altı çizili sözlerin yerine, aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilirse cümlenin anlamı değişmez? (2007)

A) ilgi çekmek - yeterince anlaşılmaması

B) kendini kanıtlamak - güvenilir olması

C) özgün olmak - niteliksiz olması

D) sözcüklerle savaşmak - değersiz görülmesi

E) değişiklik yapmak – kimilerince beğenilmemesi
42. Bu son kitabında yazar, bilerek açmadığı ama aralık bıraktığı kapılardan geçmeyi okurlarına bırakıyor.

Bu cümledeki yazarın, kapıları bilerek açmayıp aralık bırakması sözüyle anlatılmak istenen aşağıda-kilerden hangisidir? (2007)

A) Her şeyi söylememe

B) İçeriği zenginleştirme

C) Uygun sözcükler seçememe

D) Anlatımda tekdüzeliğe düşme

E) Okura deneyimlerini kullandırma
43. Bir şair düşünün, ölümünden sonraki yaşı, gerçek yaşının çok üzerinde. Bu durum yalnızca şairler için değil, öteki sanatçılar için de böyledir. Gerçek yaşları kaç olursa olsun, ölüm sonrası yaşlarındaki sayı büyüdükçe sanatçılar da büyür, ölümsüzleşir.

Bu parçadaki ölüm sonrası yaşlarındaki sayı büyüdükçe sanatçıların büyüyüp ölümsüzleşmesi sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2007)

A) Belirli kesimlerce beğenilme

B) Adına törenler düzenlenme

C) Taklit edilme

D) Ödüllendirilme

E) Kalıcı olma
44. (I) Bilinç akışı yöntemi, öykü ve romanlarda karakterlerin, geçmişe ve bugüne ilişkin duygu, düşünce ve anılarının aktarımında kullanılan bir tekniktir. (II) Söz konusu duygu ve düşüncelerin hiçbir denetim ya da sınırlama olmaksızın, olanca doğallığıyla aktarılma-sı, anlatıyı zenginleştirir. (III) Bu teknikle yazar, okura kendi duygularını anlayabilme olanağı sunar. (IV) Bir başka anlatımla okurun, gerçeği farklı boyutlarda görmesini sağlar. (V) Böylece yazar, yüzeysel olanın anlatımıyla yetinmeyerek, yarattığı kahramanların iç dünyalarını da yansıttığı için anlatımına derinlik kazandırmış olur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi tanımsal bir nitelik taşımaktadır? (2007)

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
45. Her şeyi bütün yönleriyle açıkça ortaya koyma, büyük sanatçılara özgü bir tutum olamaz çünkü düş gücüne bir şey bırakılmadığı zaman okurun dünyası sınırlanır, bu da onun sıkılmasına yol açar.

Bu cümlede sanatçıyla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2007)

A) Değişik yeteneklere sahip olmalıdır.

B) Farklı yorumlara açık ürünler ortaya koymalıdır.

C) Yapıtlarıyla, insanı değiştirmeye yönelmelidir.

D) Okuru duygulandırma amacı gütmelidir.

E) Söylemini okurların düzeyine göre belirlemelidir.
46. Bir eleştirmen öyküyle romanı karşılaştırırken şöyle diyor: “Öykü bir C vitamini hapıysa, roman o hapa eş değerde bir kilo limondur.”

Bu karşılaştırmadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir? (2007)

A) Romanın, okuyucuları öyküden daha çok etkilediği

B) Öyküde kişilerin daha ayrıntılı olarak anlatıldığı

C) Öykünün daha yoğun bir anlatımla oluşturulduğu

D) Öykü yazmanın daha çok çaba gerektirdiği

E) Romanda öyküye göre daha değişik konuların işlendiği
47. I. Başarılı eleştirmen, yazarın anlatım pürüzlerini ele alır, anlatımla anlatılanlar arasındaki ilişkiyi kurar, geri kalanın yazarın işi olduğunu bilir.

II. Eleştirmenler, dost oldukları yazarların yapıtlarını değerlendirirken nesnellik süzgecini iki kez kullanmalıdırlar.

III. Eleştirmenden, yazarın yaşamı üzerinde durması değil, yapıtlarına yeni yorumlar getirmesi beklenir.

IV. Eleştirmen yorum ve değerlendirmeleriyle yazarları yönlendirici olmalıdır.

V. Eleştirmenin sorumluluğu, yazarın değil, yapıtın bilinmeyen yönlerini bulup ortaya koymaktır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır? (2007)

A) I. ve II. B) III. ve IV. C) II. ve III.

D) III. ve V. E) IV. ve V.
48. (I) Ben, yaşamı bir paylaşım olarak görüyorum. (II) Bu nedenle insanların yaşamını zenginleştirmek, onlara ölümsüz bir şeyler bırakmak gerektiğini düşünüyorum. (III) Ölümsüz sözüyle anlatmak istediğim, kendi ölümsüzlüğüm değil tabii ki, yapıtın ölümsüzlüğü; işte sergimi bu düşüncelerle düzenledim. (IV) İnsanların sergiyi gezip, gördükleriyle ilgili birtakım değerlendirmeler yapması benim için çok hoş bir şey. (V) Benim istediğim de zaten buydu, ticari bir kaygım hiç olmadı.

Bir ressamın düşüncelerinin anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? (2007)

A) I. cümlede, kendi bakış açısını ortaya koyuyor.

B) II. cümlede, kimsenin ulaşamadığı başarılar peşinde koştuğunu belirtiyor.

C) III. cümlede, kullandığı bir kavramla ilgili açıklama yapıyor.

D) IV. cümlede, başkalarını yapıtları üzerinde düşündürmekten mutluluk duyduğunu açıklıyor.

E) V. cümlede, maddi bir beklentisinin bulunmadığını söylüyor.
49. Düş gücümü kamçılayan, besleyip geliştiren romanları severim. Yazar bana özgürlük tanımalı, beni kapana sıkıştırmamalı. Derinlere yaptığım yolculuk kılavuzsuz olmalı ki, sürprizlerin hem tedirginliğini hem hoşluğunu bir arada yaşayabileyim.

Bu parçadaki altı çizili sözlerde romanla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?(2006)

A) Anlatımı, okurun dikkatini dağıtacak gereksiz ayrıntılara boğmamak gerekir.

B) Değişik anlatım biçimleri kullanmak romanın okunurluğunu artırır.

C) Olayların sırasının bozulmadan verilişi, anlatımı monotonlaştırır.

D) Heyecan ve beklenti okuma hızını etkileyen nedenlerdir.

E) Olayların nasıl gelişeceğini kestirmek, okuma merakını dondurur, hazzını sınırlar.
50. Yazmaya yeni başlayanlara, bu alanda yeterli deneyim kazanmamış olanlara bir önerim var: Önce Türkçenin kurallarını tanıyın, inceliklerini öğrenin,

daha sonra dil oyunlarına başlayın. Düz yolda yürüme becerisini kazanmadan ip cambazlığına özenirseniz, vay halinize.

Bu parçadaki altı çizili sözlerle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? (2006)

A) Söz oyunlarına bolca yer vermek, okurların anlatılanları anlamasını engeller.

B) Yazar seçtiği konuyla örtüşen, kendine özgü, yepyeni bir biçem oluşturmalıdır.

C) Herkesin kolayca anlayıp tadına varacağı bir anlatım biçimi yeğlenmelidir.

D) Dili sanatlı kullanmadan önce doğru, güzel ve etkili kullanmayı öğrenmek gerekir.

E) Anlatımda tekdüzeliğe düşmemeye çalışılmalıdır.


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconYaklaşık olarak bir buçuk asırdan beri, gerek Türkiye’de ve gerekse...

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconInsaat Sektorune Yonelik Faydalı Dokumanlar (cd-1)

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconZor soru. Karakter olarak, birey olarak evet yer altındayım

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconAltı çift uygulama ayakkabısı, altılı uygulama tarzı

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) icon02. 05. 2013 Tarih ve 2013/33 Sayılı Karar

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconİkinci beyitte ise hürriyet insanı aşkının esiri eden bir sevgili...

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) icon2. 1 Ulusal Yeşil Kamera Üniversiteler Arası Kısa Film Yarışması...

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconKasım 2013

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconBasın Bülteni 14 Mayıs 2013

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözcüklere yönelik olarak ne yapıldığı anlatılmıştır? (2013) iconProgrami 02 aralik 2013 pazartesi


Edebiyat




© 2000-2018
kişileri
ed.ogren-sen.com